Bir Kelimeyle Başlayan, Bin Hatıraya Uzanan Dil: Adigabze

 14 Mart yaklaşırken, Adige Dil Günü yalnızca bir tarih değildir; köklerimizi, ruhumuzu ve atalarımızın bize bıraktığı mirası hatırladığımız mukaddes bir gündür. Diasporada büyüyen bizler, belki Adığabzeyi hâlâ akıcı konuşamıyor, bazı kelimeleri yeni öğreniyoruz; lakin dili unutmak bilmeyiz. Onu öğrenmenin, yaşatmanın ve kalbimizde taşumanın peşindeyiz. Her kelime bir nefes, her ezgi bir hatıra, her eski ifade geçmişin yankısıdır. Hatta bir Çerkesce şarkı söylemek bile, dilimize ve köklerimize yapılmış küçük ama kıymetli bir hizmettir.

Adığabze yalnızca kelimelerden ibaret değildir. O bir halkın hafızasıdır; menkıbelerle, sevinçlerle, hüznüyle örülmüş bir tarih; her köşesinde bir yaşamın izleri, her harfinde bir ömrün dokunuşu vardır. Bugün biz, diaspora çocukları, dili kaybetmemek için sessiz ama kararlı bir gayret içindeyiz. Gençler olarak elimizden gelenin en iyisini yapıyor, her öğrendiğimiz kelimeyi ve her hatırladığımız ezgiyi bir hazine gibi saklıyoruz. Çünkü biliyoruz ki her küçük adım, Adığabzenin yarına taşınan bir nefesidir.

14 Mart bize bir kez daha hatırlatıyor: Nerede olursak olalım, hangi ülkede büyürsek büyüyelim, köklerimiz bizimle. Ve biz, dili öğrenerek, her hatırladığımız kelimeyle hem geçmişimize hem de kendimize vefa göstermiş oluruz. Her “merhaba”, her “teşekkür”, her küçük cümle, diasporada yankılanan bir diriliştir; kaybolmayan bir umudun simgesidir.

Adığabze yaşasın; sesi diasporada yankılansın, nesiller boyunca sürsün, köklerimizi ve kimliğimizi hatırlatsın. Ve bizler, ne kadar uzak olursak olalım, dilimizde bir parçamızı bulalım, atalarımızın bizlere fısıldadığı öyküleri dinleyelim ve dilimizin ışığını gelecek nesillere taşıyalım. Çünkü bir kelime söylemek, bir şarkı öğrenmek, bir hikâyeyi hatırlamak… hepsi dilimize, köklerimize ve geçmişimize yapılmış en güzel hizmettir.


BORSA Tammara Borsa

Yorumlar

Popüler Yayınlar